|
|
| Sen benden gittikten sonra gözkapaklarım uykulara tövbe etti. Sürekli seni özlemek benim ödevim oldu. Günübirlik sevdalardan çıkarak ölümsüz masalsı aşkların denizinde yüreğinin sandalına binmekti kurduğum çocuksu hayal. Seni tanımadan evvelmiş karamsarlık, içe dönüklük, seninle aştım bunları derken yıkılmamı sağladığın için her hatırladığımda seni yeniden kapatıyorum kendimi insanlara. Sen bana emanet idin, bende sana. Ölümsüz aşklardan birisi olacaktı bizim aşkımız diye bakarken geleceğin ufkuna sulu sepken gözyaşlarımla ıslanan gözlerim kör olmaya niyetlendi sayende. Sen benden gittikten sonra senin için yüreğimde özel olarak hazırladığım mezara bir demet gül bırakır oldum titreyen ellerimle. Paslanmış asma kilitler vurdum gönlüme senden sonra. Aşka inanmak istemedim. Sen kırılma, incinme diye sustum günlerce, içime attım. Sen beni sevmemişsin maalesef, sadece gün doldurmuşsun. Ben hala saf gibi severken seni, aynı şekilde beni sevmeni beklerken ben gibi, susmayı değil, ölmeyi tercih eder gibi bakıyorum camdan gittiğin o yola. Sen benimle yolunu seçtin sanırdım benden gitmeden evvel. Sen benden gittikten sonra çok daha farklı bir ben emanet edildi bana, senden yadigar. Titreyen ellerimle kapatırken ayazını yediğim pencereyi, son bir kez daha bakınıyorum yalnızlığımla birlikte fotoğrafına. Son sözü söylemek isterdim ancak sözlerim ölümsüz, sevdam müebbet, gerisi de boş... |
|